Son Dakika
--:--:--

Soma maden faciasında 12’inci yıl… “Unutmayacağız, unutturmayacağız”

Soma maden faciasında yaşamını yitiren 301 madenci, facianın 12’nci yılında düzenlenen programla anıldı. Anmada yapılan konuşmalarda, facianın “kader değil ihmal ve denetimsizliğin sonucu” olduğu vurgulandı, adalet mücadelesinin süreceği mesajı verildi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Soma maden faciasında 12’inci yıl… “Unutmayacağız, unutturmayacağız”

(SOMA) – Soma maden faciasında yaşamını yitiren 301 madenci, facianın 12’nci yılında düzenlenen programla anıldı. Anmada yapılan konuşmalarda, facianın “kader değil ihmal ve denetimsizliğin sonucu” olduğu vurgulandı, adalet mücadelesinin süreceği mesajı verildi.

Soma’da 13 Mayıs 2014’te 301 madencinin yaşamını yitirdiği Soma maden faciasının 12’nci yılında, Soma’da anma programı düzenlendi. Cengiz Topel Meydanı’ndan başlayıp Beşyol mevkisindeki madenci anıtında sona eren yürüyüşün ardından gerçekleştirilen programda, facianın yaşandığı saatte 301 madenci anısına üç dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Programa, 301 madencinin aileleri, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, EMEK Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, CHP Manisa Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı.

Anma programında konuşan Sosyal Haklar Derneği Genel Başkanı Melda Onur, facianın sosyal bir cinayet olduğunu belirterek, “Bugün bir yerlerde mutlaka ‘fıtrat’ ya da ‘iş kazası’ gibi konuşmalar yapılıyor. Ama bir cinayet, bu bir sosyal cinayet. Bunun sosyal cinayet olduğunu dile getirenler kimler? Bugün cezaevindeler. Avukatlarımız. Hep 5 Nisan’da Avukatlar Günü’nü kutlarlar ama avukatları içeri atarlar. 1 Mayıs’ta emek bayramını kutlarlar, işçileri öldürürler. Mayıs’ta Anneler Günü’nü kutlarlar, anneleri evlatsız, evlat yerine koyduğu avukatsız bırakırlar. Aileler şu anda aramızda. Pek çok evladını, eşini, dostunu kaybeden aileler var. Bugün ailelerden bahsediyorlar değil mi? Özellikle ‘Aile Yılı’ denilerek geçiyor. Burada da aileler var. İşte aileler. Sayın Bakan, her gün aile diyorsunuz. Bunlar aile değil mi? Somalılar aile değil mi? İliçtekiler, Hendektekiler, Amasya’dakiler aile değil mi? Onlar da var. Ve bu mücadeleyi hiç bırakmadılar. İyi ki de bırakmadılar. Geleceğin aydınlığını, evlatların daha iyi bir gelecekte yaşamasını işte bu direnen aileler sağlayacak. O yüzden çok umutluyum ben. Bir özgürlük savaşçısının söylediği gibi ‘Bir hayalim var’ diyoruz ya, benim de hayalim o. İşçiler, emekçiler evlatları için direnerek bu aydınlığın yolunu açacak. Sadece işçiler de değil; öğrenciler için, emekliler için, çocukların aç ölmemesi için, kimsenin iş cinayetine kurban gitmemesi için mücadele edenler kazanacak bu savaşı. O yüzden bu direniş, bu dayanışma çok değerli, çok önemli” ifadelerini kullandı.

301 SAYI DEĞİL, HEPSİ BİR HAYAT

Anma programında Soma faciasında yaşamını yitiren madencilerin yakınları adına konuşan 301 Madenci Aileleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Berkan Köse, facianın üzerinden geçen yıllara rağmen acılarının ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, “Bugün burada sadece bir anma için değil, bir hafızayı diri tutmak, bir vicdanı ayakta tutmak ve bir daha asla yaşanmaması gereken bir acıyı unutmamak için bir aradayız. 13 Mayıs 2014. Bu tarih yalnızca takvim yapraklarında sıradan bir gün değildir. Bu tarih, 301 emekçinin alın terinin, hayatının, hayallerinin yerin metrelerce altında karanlığa gömüldüğü gündür. Bu tarih, evine ekmek götürmek için yola çıkan 301 insanın geri dönemediği, 301 ocağın söndüğü gündür. Biz bugün burada sadece kaybettiklerimizi anmıyoruz. Biz bugün burada onların yarım kalan hayatlarını, yarım kalan cümlelerini, büyüyemeyen çocuklarını, bekleyen eşlerini, gözleri yolda kalan anne ve babalarını anıyoruz. 301… Bir sayı değil bu. Her biri bir hayat. Her biri bir umut. Her biri bir insan” dedi.

SOMA’DA HAKLAR KORUNAMADI

Facianın bir kader olmadığını söyleyen Köse, şöyle devam etti:

“Bu büyük acının ardından hepimiz aynı soruyu sorduk: ‘Bu kader miydi?’ Hayır. Bu bir kader değildi. Bu ihmalin, denetimsizliğin, yeterince önemsenmeyen işçi sağlığının ve güvenliğinin sonucuydu. Bu, insan hayatının üretim baskısına feda edildiği bir düzenin sonucuydu. İşte tam bu yüzden bugün burada olmak sadece bir anma değil, aynı zamanda bir sorumluluktur. Bizler Soma 301 Madenciler Derneği üyeleri olarak şunu çok iyi biliyoruz: Eğer bu acıdan ders çıkarmazsak, eğer işçi haklarını savunmazsak, eğer insan hayatını her şeyin üstünde tutmazsak bu acılar tekrar eder. Bir işçi sabah evden çıkarken akşam geri döneceğini bilmek ister. Bir anne oğlunu işe uğurlarken onun cenazesini değil, gülüşünü görmek ister. Bir çocuk babasını sadece fotoğrafla değil, yanında hissetmek ister. Bu en temel, en insani beklentidir. Ama ne yazık ki Soma’da bu haklar korunamadı. Ve biz bugün hâlâ o eksikliğin, o ihmalin, o sessizliğin sonuçlarını yaşıyoruz.

“UNUTULAN HER ACI TEKRAR YAŞANMAYA MAHKÛMDUR”

İnsan hakları dediğimiz şey sadece büyük kavramlardan ibaret değildir. İnsan hakları bir madencinin temiz hava soluyabilmesidir. İnsan hakları bir işçinin güvenli ekipmanla çalışabilmesidir. İnsan hakları bir emekçinin hayatının üretimden daha değerli görülmesidir. Eğer bir ülkede insanlar çalışırken ölüyorsa, eğer bir ülkede alın teri gözyaşına dönüşüyorsa orada insan haklarından eksik bir şey var demektir. Bugün burada sadece geçmişi anmak için değil, geleceği değiştirmek için bulunuyoruz.

Bizler şunu söylüyoruz: Artık hiçbir işçi ihmallerin kurbanı olmasın. Artık hiçbir aile böyle bir acıyı yaşamasın. Artık hiçbir çocuk babasız büyümesin. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Denetimler gerçek anlamda yapılmalı, iş güvenliği kuralları kâğıt üzerinde değil sahada uygulanmalı ve en önemlisi insan hayatı her şeyin önüne konulmalıdır. Unutmayalım ki adalet sadece mahkeme salonlarında değil, iş yerlerinde de sağlanmalıdır. Eşitlik sadece sözlerde değil, çalışma koşullarında da var olmalıdır. 301 canımızı geri getiremeyiz. Ama onların hatırasını yaşatabiliriz. Onların mücadelesini sürdürebiliriz. Ve en önemlisi onların uğruna hayatını kaybettiği değerleri koruyabiliriz. Biz bugün burada bir söz vermeliyiz. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız ve onların yaşadığı acıların bir daha yaşanmaması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki unutulan her acı tekrar yaşanmaya mahkumdur.”

GÜRKAN: “301’E KARŞI BOYNUMUZUN BORCU”

EMEK Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan da “Soma’dan bu tarafa aslında işçi cinayetleri adeta bir katliama dönüştü. Bu tesadüf değildi. Bu bir kaza değildi. Bu bir kader de değildi. Bu, iktidarın politik tercihlerinin bir sonucuydu ve bugün de devam ediyor” dedi.

Bugün ülkenin her yerinin işçi mezarlığı hâline geldiğini söyleyen Gürkan, “Bugün ülkenin her bir yeri kadın mezarlığı hâline geldi ve bugün ülkenin yeraltı ve yeryüzü zenginlikleri uluslararası maden ve enerji tekellerine peşkeş çekilir hâle geldi. Bunların karşısında her birimizin sorumluluğu var. Bu sorumlulukla diyoruz ki bu kara düzeni, bu Soma düzeni diye adlandırdığımız mezbaha düzenini değiştirmek bizim 301’e karşı boynumuzun borcudur, sorumluluğumuzdur. Kadın cinayetlerinde, işçi cinayetlerinde, çocuklarda, geleceksizlikten intihar eden gençlerde bizim sorumluluğumuz vardır. Bu kara düzen değişecek. Birliğimizle değişecek. Ortak mücadelemizle değişecek. Demokratik bir Türkiye’yi, örgütlü halkın örgütlü gücünü, halkın bu ülkenin siyasetinde söz sahibi olduğu bir düzeni hep birlikte kuracağız” ifadelerini kullandı.

CAN ATALAY ve SELÇUK KOZAĞAÇLI’NIN MEKTUPLARI OKUNDU

Programda Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı’nın mektupları okunarak 301 madencinin yaşamını kaybettiği Soma maden faciasınına ilişkin mücadelenin devam ettiği vurgulandı.

Öte yandan programda Bağımsız Maden İşçileri Sendikası (Bağımsız Maden-İş) Genel Başkanı Gökay Çakır, TMMOB İzmir İl Sekreteri Aykut Akdemir ve Soma davası avukatlarından Akçay Taşçı da birer konuşma yaptı.

Programın sonunda madenci anıtına karanfil bırakıldı.

Yorum Yap

Benzer Haberler
Mersin’de biyodizel tesisinde yangın
Mersin’de biyodizel tesisinde yangın
Mehmet Metiner ve Mete Yarar KKTC vatandaşlığına alındı
Mehmet Metiner ve Mete Yarar KKTC vatandaşlığına alındı
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu: Çocuk için dijital dünya artık hayatın kendisi
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olaylarını Araştırma Komisyonu: Çocuk için dijital dünya artık hayatın kendisi
Soma maden faciasında 12’inci yıl… “Unutmayacağız, unutturmayacağız”
Soma maden faciasında 12’inci yıl… “Unutmayacağız, unutturmayacağız”
CHP’li Gürer’e dert yanan hal esnafı: Milletin alım gücü yok, inanın insanların gözü meyvede kalıyor
CHP’li Gürer’e dert yanan hal esnafı: Milletin alım gücü yok, inanın insanların gözü meyvede kalıyor
Artvin’de Reşit Kibar cinayetine ilişkin davada  Muhammet Ustabaş’ın tutukluluğu devam edecek, dava ertelendi
Artvin’de Reşit Kibar cinayetine ilişkin davada Muhammet Ustabaş’ın tutukluluğu devam edecek, dava ertelendi
Doğu'nun Zirvesinden Odaklanmış Haber
Ağrı Odak

Ağrı Odak, Doğu’nun zirvesinden odaklanmış habercilik anlayışıyla Ağrı’da yaşanan gelişmeleri yakından takip eden, bölgenin gündemini hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde okuyucularına sunan güncel bir haber platformudur.

2026 Ağrı Odak © Tüm hakları saklıdır. Ağrı Odak