Adli Yıl Açılış Töreni öncesinde Yargıtay önünde toplanan Adalet Peşinde Aileleri Platformu, “İçişleri Bakanlığı neden 6 Şubat depreminde soruşturmada adı geçen kamu görevlileri için dokunulmazlığı kaldırmıyor” sorusunu yöneltti. Malatya Trend Garden Rezidans binasında kızını kaybeden Sibel Köksalan, “Ben ‘kızım öldü’ diyemiyorum. Sayın Tayyip Erdoğan, kullanabilir misin kızın için bu lafı? Niye biz bu ülkede sürekli hak aramak zorundayız? Yeter! Hak aramak istemiyorum hakkımı verin aramayayım artık” diye sitem etti.
(ANKARA) – Adli Yıl Açılış Töreni öncesinde Yargıtay önünde toplanan Adalet Peşinde Aileleri Platformu, “İçişleri Bakanlığı neden 6 Şubat depreminde soruşturmada adı geçen kamu görevlileri için dokunulmazlığı kaldırmıyor” sorusunu yöneltti. Malatya Trend Garden Rezidans binasında kızını kaybeden Sibel Köksalan, “Ben ‘kızım öldü’ diyemiyorum. Sayın Tayyip Erdoğan, kullanabilir misin kızın için bu lafı? Niye biz bu ülkede sürekli hak aramak zorundayız? Yeter! Hak aramak istemiyorum hakkımı verin aramayayım artık” diye sitem etti.
Adalet Peşinde Aileleri Platformu, Adli Yıl Açılış Töreni öncesinde Yargıtay önünde açıklama yaptı. “4 yıl geçti adalet hala enkaz altında” yazılı pankartın ardında toplanan depremzedeler, “Sesimizi duyan var mı” sloganı atarak, “Katliamın iyi hali olmaz” , “4 adli yıl geçti 53 bin canın adaletini sağla”, “Adli yılınız kutlu olsun adalet hala enkaz altında”, “Alo adalet: sesimizi duyan var mı”, “Kamu görevlilerine soruşturma izni verilsin”, “6 şubatın katilleri neden hala dışarda” ve “Afet değil bu bir katliam” yazılı dövizleri taşıdı.
Ortak açıklamayı platform sözcüsü Döne Kaya okudu. “Bugün burada aslında en başta yapmamız gereken şeyi yapacağız. 6 Şubat depremine neden olanların hesabını bu meydanda, adaleti sağlamada söz sahibi olanlara soracağız” diyen Kaya, şu soruları yöneltti:
“AFAD, depremden etkilenen her bir şehir için 2019-2021 yılları arasında İRAP raporu hazırlamış, en kötü senaryoları 7 ve üzerinde şiddet ile yazmışken neden 6 Şubat depreminde en az 53 bin insan kaybettik? Bunu bilen AFAD neden depremde koordinasyonsuzdu? AFAD Neden depremin ilk 3 gününde Hatay’da ve Adıyaman’da yoktu? İRAP raporundan haberdar olan şehrin valisi ve belediye başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanınız ve AFAD’ın bağlı olduğu İçişleri Bakanınız ve ceza dosyalarında bugüne kadar bir türlü yargılamadığınız AFAD’dan zaman hesap verecek? Daha kaç yıl kamu görevlilerinin soruşturma izni çıkmasını bekleyeceğiz? İçişleri Bakanlığı neden 6 Şubat depreminde soruşturmada adı geçen kamu görevlileri için dokunulmazlığı kaldırmıyor? Adıyaman’da 72 canımızı kaybettiğimiz İsias Otel davasında, 16 yıl 4 ay hapis cezası alan fenni mesul Hasan Aslan 1 yıl 8 ay 6 gündür firari. Neden? 125 kişiye mezar olan İskenderun Devlet Hastanesi, 35 kişinin yaşamını yitirdiği Rana Apartmanı ve 31 kişinin hayatını kaybettiği Arı Apartmanı dosyalarında iddianameler hala hazırlanmadı… Neden?”
“O GÜN DEVLET OLMADIĞI İÇİN BEN ANNEMİ, ABLAMI, ABİMİ VE DOKUZ AYLIK YEĞENİMİ KAYBETTİM”
Ortak basın açıklamanın ardından depremzedeler, kendi yaşadıklarını anlattı. Döne Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
“Hani 6 Şubat depremleri sonrasında açıklamaların birinde ‘Devlet yoktu, Kızılay yoktu, AFAD yoktu’ diyen ve ‘ahlaksız, namussuz ve adi’ diye yaftaladığı insanlar var ya, işte bugün karşındalar. Onlardan sadece bir kısmıyız biz. O gün devlet olmadığı için, AFAD olmadığı için ben annemi, ablamı, abimi ve dokuz aylık yeğenimi kaybettim. Ey Cumhurbaşkanı, sen hiç evlat acısı çektin mi? Sen hiç kırk yıldır birlikte ömür geçirdiğin eşini kaybettin mi? Sen hiç dokuz aylık torunun acısını çektin mi? İşte benim babam bunları çekiyor. Sen hiç anne acısı çektin mi? Kardeş kaybı yaşadın mı? Elinde doğan dokuz aylık bebek katledildi mi? Şimdi ben kaybettim. Ben sadece bir örneğim ey Cumhurbaşkanı. Bu acıyı çeken en az 53 bin insanın yakını var. Ve bu insanlar senin iktidar olduğun dönemde yaşadı bunları. Şimdi bu insanlar adalet istiyor. Dört yıldır mahkeme mahkeme dolanıyoruz. Senin adalet saraylarında adalet direniyoruz. Ama sarayların bize o adaleti bile çok görüyor. Biraz vicdanın kaldıysa bizi duyarsın.”
“HERKES CEZASINI ALSIN, BİZ DE RAHAT EDELİM”
Malatya Kasaboğlu Apartmanı’nda dört çocuğunu, eşini ve iki yakınını kaybeden depremzede de şu sözlerle sitem etti:
“İşin gerçeği şu ki adalet para olmuş. Asıl suçlu dışarıda, gitti, aynı yerde bina yapıyor. Hiç ilgilenen yok, davalar bekliyor, sonuçlanan yok. Herkes dışarıda rahat rahat geziyor nerede bunun adaleti? Artık bizim kaybedecek bir şeyimiz kalmadı. Herkes cezasını alsın, biz de rahat edelim. Ben 4 senedir çalışmıyorum, doğru düzgün uyuyamıyorum, yiyemiyorum, gezemiyorum. Artık bu saatten sonra ölsem de benim umurumda değil. Benim canımı aldılar ama bir sesinizi duyan yok. Bizimle muhatap olan bir insan yok. Ben her zaman buraya gelip gitmek zorunda değilim. Bu yapanlar, edenler de Allah’ından bulsun. Bulmazsa en sonunda, yani kendimiz bir şeyler yapacağız. Gelsin kafamıza sıksın, biz de kurtulalım. Yaşamak istemiyorum ben. Her tarafa başvuruyorum, kimse sesimi duymuyor. Nasıl edelim yani, kendimizi mi öldürelim?”
“HAK ARAMAK İSTEMİYORUM, HAKKIMI VERİN ARAMAYAYIM ARTIK”
Malatya Trend Garden Rezidans binasında kızını kaybeden Sibel Köksalan da Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanı’na seslerini duyurmak için şehir şehir gezdiğini belirterek, şunları söyledi:
“Niye ben bütün gece yol geldim Ankara’ya, yine burada güneşin altında bu yaşta uğraşıyorum? Bu bina Trend Garden Residence, 12 daireli çürük bir bina. Müteahhit desen hiçbir mahkemeye gelmedi. ‘Sağlık sorunum var’ dedi, ona izin verdiler. O gelmiyor. Benim yok mu sorunum bu yaşta? Her mahkemeye gittim. Mahkeme sonucunda bu insanlar tutuksuz yargılanacak dediler. Karar verildi, 18 yıl biri aldı, işin 12 yılı, hiçbiri tutuklu değil. Memleketteki hukuk bu durumda. Adalet Bakanı geldi, adaleti sağlayacağım dedi. Gökçek’in bile üstüne gitmeye başladılar. Ama ya bir zahmet, 6 Şubat gibi bir şey yaşandı bu ülkede, 53 bin insan gitti. Ben ‘kızım öldü’ diyemiyorum. Sayın Tayyip Erdoğan, kullanabilir misin kızın için bu lafı sen? Niye biz bu ülkede sürekli hak aramak zorundayız? Yeter! Hak aramak istemiyorum hakkımı verin aramayayım artık.”
“BU EZİYETİ BİZE YAPMAYIN”
Malatya Trend Garden Rezidans binasında kardeşi İbrahim Kurt’u kaybeden Hatice Açıkalın da kendilerine adalet sağlanacağına dair söz verildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Adalet sağlanması bir tarafa, ödül gibi cezalar ya da cezasızlıklar var. Bizim tanıklarımız, geçen yıl mayıs ayında ceza almalarına rağmen, itiraz hakkı söz konusu diye tutuklanmadılar. Bizim canlarımız üç buçuk yıldır toprak altında yatarken, biz onları yedinci gün çıkarırken, onlar üç buçuk yıldır ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı, bize söz verdin. Eğer bu sözü tutmana engel olan kamu görevlileri varsa, o zaman onları uzaklaştıracaksın, onlara ceza vereceksin ve bize verdiğin sözü tutacaksın. Biz artık buna dayanamıyoruz. Bu başka bir şey değil, bu göz yummak. Bu suçluyu kayırmak. Suçluyu kayırmayın. Bu eziyet artık. Bu eziyeti bize yapmayın. Biz zaten depremde canlarımızı çıkarmak için yeterince eziyet çektik.”
Açıklamaların ardından Döne Kaya, “Sorduğumuz bu soruların cevabını alana kadar buradan gitmiyoruz. Muhattaplar gelip bu soruları cevap verene kadar buradayız” dedi.
Depremzedeler, Yargıtay önünde bekleyişlerini sürdürüyor.
Ağrı Odak, Doğu’nun zirvesinden odaklanmış habercilik anlayışıyla Ağrı’da yaşanan gelişmeleri yakından takip eden, bölgenin gündemini hızlı, tarafsız ve güvenilir şekilde okuyucularına sunan güncel bir haber platformudur.
Yorum Yap